İskender Paydaş, 90'larda yaşanan pop müzik patlamasında da, 2000'lerdeki rock furyasında da hep en ünlü şarkıcıların albümlerinde prodüktör, aranjör, besteci sıfatlarıyla yer almış popüler bir müzisyen. Teşvikiye'deki stüdyosuna adeta bir popçu giriyor, bir rockçı çıkıyor. Ancak artık başkalarının albümlerine daha az zaman harcayıp ertelediği kendi projelerini hayata geçirmek istiyor. Hatta bu uğurda atılan adımlardan ilki hedefine ulaştı bile. Paydaş'ın 'Zamansız Şarkılar' başlıklı ilk konsept albümü bundan üç hafta önce piyasaya sürüldü ve kısa süre içinde çok sayıda müzik yazarının, çeşitli mecralardaki yazılarına konu oldu. Bu durumun da etkisiyle albüm müzikseverlerin dikkatini bir hayli çekti. E haliyle, ben de baştan sona keyifle dinlediğim başarılı çalışmayı 'Ayın Albümü' köşesinde konuk etmezsem içim rahat etmezdi tabii.
Albümde Paydaş’ın düzenlemeleriyle hit olmuş şarkılar, farklı isimler tarafından gerçekleştirilen yorumları ve yeni düzenlemeleriyle yer alıyor. Bunun dışında bizzat İskender Paydaş'ın destek verdiği yeni isimler ve yeni şarkılar da mevcut albümde. 'İskender Paydaş müziği'ni yansıtmak istediğini söyleyen müzisyen "Bu şarkı ya da bu düzenleme bu adamı yansıttı mı?" diye de bolca düşünmüş. Bir de hangi şarkıyı kimin söyleyeceğine karar vermek biraz zor olmuş tabii. Çünkü onun deyimiyle "Ok yaydan çıktıktan sonra geri dönüşü olmuyor". Her bir şarkının içine sindiği anda da albüm tamamlanmış. On şarkılık albümünden çok sayıda hit çıkacağını söylemek kehanet olmasa gerek.
Yakın geçmişte müziği bıraktığını açıklayan ve şu anda uzun bir tatil yapan Teoman sürpriziyle açılıyor albüm. Bir Şebnem Ferah parçası olan ve onunla bütünleşen Bu Aşk Fazla Sana'yı Teoman öyle samimi ve naif yorumlamış ki bambaşka bir havaya bürünmüş şarkı. Son model aranjesiyle de yeniden hit olması kaçınılmaz gibi. Bu arada Teoman'ın müziği bırakma konusunda sözünden döndüğü düşünülmesin. Bu şarkı sanatçının son müzikal çalışması. En azından uzunca bir müddet için…
İkinci sıradaki Nasıl Yani'yi seslendiren isimler Atiye ve Mirkelam. İkisi de müzik dünyasındaki ilk başarılı adımlarını İskender Paydaş eşliğinde atmış yorumcular olarak bu parçada da mükemmel bir müzikal uyum yakaladıklarını gösteriyorlar. Açıkçası Atiye'nin, böylesi dikkat çekici çalışmalara imza atarak sürekli yükselen bir başarı ivmesi göstereceğini tahmin etmiyor, kendisini pek ciddiye almıyordum. Ancak bu şarkıdaki vokal performansı kendisiyle ilgili önyargılarımdan bir parça daha alıp götürdü. Bravo…
Bir sonraki şarkı, aynı zamanda albümün çıkış parçası olarak da seçilen Sensiz Olmaz Ki. Yıllar önce Kayahan'ın seslendirdiği şarkı bu kez Mustafa Ceceli'nin yorumuyla kulaklarımızda. Doğrusu, ilk dinlediğimde Sensiz Olmaz Ki'yi cover'dan ziyade yeni bir parça sandım. Şarkı Kayahan'ın 1993 tarihli 'Son Şarkılarım' albümündenmiş; ancak o dönemde de albümün öne çıkanları arasında yer almamış. Kayahan'ın keskin ve yer yer sert yorumuna nazaran ben Ceceli'nin yumuşak ve huzur veren vokalini daha bir yakıştırdım bu parçaya. Dolayısıyla da, şarkının 90'larda göremediği ilgiyi şimdilerde görmesi şaşırtıcı değil kanımca.
Albümün dördüncü parçası Kar Beyaz'da Teoman'ın keşfi olarak tanıdığımız, Duş ve Bana Öyle Bakma şarkılarında sanatçıya eşlik eden İrem Candar ile Kerim Tekin düeti var. Paydaş, genç yaşta aramızdan ayrılan Kerim Tekin'in sesiyle İrem’in vokalini stüdyo ortamında bir araya getirmiş ve ortaya 2011 model Karbeyaz çıkmış. Bu şarkının, diğer parçalara göre daha geri planda kalacağını düşünsem de bir saygı duruşu olması babında albüm içinde hoş durduğunu söyleyebilirim.
Beşinci sırada benim, albümün en eğlenceli şarkısı olarak nitelediğim ve en favorim olan Dr. yer alıyor. Ülkemizde daha önce de çeşitli şarkıları cover'lanan (örneğin; Gülben Ergen & Mustafa Sandal – Şıkır Şıkır) Mısırlı şarkıcı ve besteci Amr Mostafa'nın bir bestesini zenginleştiren İskender Paydaş ile bu bestenin üzerine söz yazıp seslendiren Kenan Doğulu'nun ortak çalışması. Albüm yaz aylarında piyasaya sürülseydi, büyük ihtimalle bu şarkıyla çıkış yapılırdı diye düşünüyorum ama muhakkak er ya da geç kliplenmesi gerek. Şarkının sözleri "Ah bu kanepenin bir dili olsa / Anlatsa dünya sarsılsa" diye gidiyor. Muzip ve üstü kapalı bir erotizm de yok değil hani. Başarılı! :-)
Mirkelam’ın ilk albümünün unutulmaz şarkılarından Tavla bu kez bir düet olarak çıkıyor karşımıza, albümün altıncı parçası olarak. Daha önce Paydaş’la birlikte sahne çalışması da yapan Özgün şarkının büyük kısmına hâkim olan ses. Ki zaten sahnede sergiledikleri versiyonu, Doa'nın vokalleriyle de renklendirerek albüme taşımışlar. Kaçırılmaması gerekenlerden…
Bir sonraki şarkı, bu albümle tanıyacağımız iki yeni isimden biri olan Yılmaz Kömürcü'nün seslendirdiği Yeni Aşk. Paydaş'la Kömürcü'nün bir araya gelme hikayesi ise şöyle: İskender Paydaş bir müzik yarışmasında jüriyken Yılmaz Kömürcü’yle tanışıyor ve şarkılarını, yorumunu çok beğeniyor. Sonrasında iletişimleri kopmuyor ve Kömürcü'nün bir şarkısı albüme dâhil oluyor. Balkan havası yaratan, ragga takviyeli şarkı eğlenceli ortamlarda sıkça duyabileceğiniz potansiyel bir hit.
Sıradaki parçayı albümün iki yeni sesinden bir diğeri olan Pelin Yılmaz'dan dinliyoruz. Sözü ve müziği Özer Şenay'a ait olup Erkin Koray klasiklerinden biri haline gelen ve Funda Arar yorumuyla da yerini perçinleyen Arap Saçı Pelin Yılmaz'ın vokaliyle de kulağa hoş geliyor. Uzun süredir Paydaş projelerinde yer alan genç yorumcu, Paydaş'ın yaptığı reklam ve dizi müziklerinin vokallerini de üstlenen isim. Bu parçadaki negatif yönlere değinecek olursak da şarkının dinleyici cephesinde artık doygunluğa ulaşıp heyecan uyandırmaması ve Pelin Yılmaz'ın yorumunun, Funda Arar yorumundan kolaylıkla ayrılır bir tarafının olmamasını sayabiliriz.
Sıradaki parçayı albümün iki yeni sesinden bir diğeri olan Pelin Yılmaz'dan dinliyoruz. Sözü ve müziği Özer Şenay'a ait olup Erkin Koray klasiklerinden biri haline gelen ve Funda Arar yorumuyla da yerini perçinleyen Arap Saçı Pelin Yılmaz'ın vokaliyle de kulağa hoş geliyor. Uzun süredir Paydaş projelerinde yer alan genç yorumcu, Paydaş'ın yaptığı reklam ve dizi müziklerinin vokallerini de üstlenen isim. Bu parçadaki negatif yönlere değinecek olursak da şarkının dinleyici cephesinde artık doygunluğa ulaşıp heyecan uyandırmaması ve Pelin Yılmaz'ın yorumunun, Funda Arar yorumundan kolaylıkla ayrılır bir tarafının olmamasını sayabiliriz.
Albümün sonlarına yaklaştığımızda bir Orhan Gencebay klasiği Batsın Bu Dünya son haliyle geliyor kulaklarımıza. Gencebay'ın 2002 tarihli mini albümü 'İdeal Aşk'ta yer alan İskender Paydaş imzalı remiks versiyon, şarkının genç dinleyicilerle buluşmasına olanak tanımıştı. Paydaş, bu albümde o düzenlemeyi biraz daha sertleştirmiş. Yine geniş bir yorumcu korosunun eşlik ettiği şarkıda bu kez ilk versiyondaki gibi TSM korosu değil de Fettah Can, Serdar Şenel, Cansu Kurtçu, Aydan Kaya, Nedim Zeper, Özgün gibi Türk popüler müziğinin sevilen isimlerinden oluşan bir koro kullanılmış ve şarkının nakarat kısmı nağmesiz bir şekilde, Paydaş'ın deyimiyle "Slogan atar gibi" söylenmiş. Şarkı bu, daha bir 'isyan marşı' haliyle de çokça sevilecek.
Kapanış parçası Kartal Dağı ise albümün tek enstrümantal şarkısı. Yer yer Özgün vokallerini duyduğumuz şarkının isminin nereden geldiğini merak ediyorsanız şöyle ki: İskender Paydaş bir gün Kartalkaya’da kayak yaparken aklına bir melodi takılmış ve bunun yeni bir şey olduğunu anlamış. Not etmek için hemen yukarıdaki kafeye girmiş. Ama girdiği anda orada çalan Madonna şarkısıyla aklındaki melodi uçup gitmiş. Ne yapsam derken bir daha kaymaya karar vermiş ve melodi yeniden gelmiş aklına. Bu kez yanında notaları yazacağı bir peçete varmış. İyi ki de varmış, yoksa böylesi ihtişamlı bir kapanış şarkısından mahrum kalacaktı bu albüm belki de.


















0 yorum:
Yorum Gönder