31 Temmuz 2011

Ajda Pekkan - Farkın Bu

Uzun bir süredir "üç albüm çıkaracak, yaza damgasını vuracak" gibi  haberlerle karşılaşıyorduk. Üç albüm projesi rafa mı kaldırıldı bilemiyoruz ama Ajda Pekkan yaza damgasını vurdu yine. Tabii ki bunda Tarkan şarkısı Yakar Geçerimin büyük etkisi var ama yine de söyleyen kişinin Ajda Pekkan olması parçanın zirveye oturmasını sağladı. Albüm genel olarak hareketli yaz şarkılarından oluşuyor ama sadece "yaz" şarkısı olabilecek nitelikte eserlerin yer alması biraz da hayal kırıklığına uğratıyor dinleyeni doğrusu. Ancak buna rağmen, 'Farkın Bu' diyerek iddiasını ortaya koyan süperstarın, Temmuz ayının en iyi albümüne imza atmış olduğu gerçeği değişmiyor ve biz de kendisini bu çalışmayla 'Ayın Albümü' köşemizde ağırlıyoruz.


Albümün açılış şarkısı, çıkış parçası olarak da seçilen Yakar Geçerim. Çıktığı ilk andan itibaren dillere pelesenk olan bu şarkı rakiplerine fark atıp yaz aylarının vazgeçilmezi oldu. Hemen herkesten "Ajda yine yapmış yapacağını!" yorumları gelirken Pekkan şarkıyı kliple taçlandırmayı da ihmal etmedi ve görüntüsüyle de hepimizi etkilemeyi bir kez daha başardı. Gece kulüplerinin ve yazlık mekanların gözdesi olan şarkı yazın ortalarından sonlarına geçeceğimiz şu günlerde de popülaritesinden hiçbir şey kaybetmedi, kaybetmeyecek gibi de görünüyor. Şimdi albümün diğer şarkılarına bakmaya başlayabiliriz. 

Albümün ikinci parçası Heves sözü ve müziğiyle bir Murat Aziret şarkısı ve Yakar Geçerim’in de bir nevi devamı niteliğinde. Parçanın başarılı düzenlemesi albümün aynı zamanda müzik direktörü de olan Cem İyibardakçı’ya ait. Albümdeki her çalışma gibi şarkının can alıcı özelliği Ajda Pekkan'ın o kusursuz vokali ve sesini ne kadar iyi kullanabildiği gerçeği. Şarkının gerçekten de başarılı bir düzenlemesi var ama Ajda Pekkan’dan değil de başka birinden dinleseydik nasıl olurdu merak ediyorum açıkçası. Çünkü bu nihayetinde son zamanlarda benzerini sıkça görebileceğimiz bir çalışma ve böylesi bir şarkıyı Ajda Pekkan'dan duymak kemikleşmiş hayranlarında kısmen de olsa bir hoşnutsuzluk yaratabilir.

Albümün üçüncü parçası ise albüme adını veren Farkın Bu. Albüm yine istifini bozmadan hareketli şarkılarla devam ediyor ve bu, yabancı beste üzerine yazılmış Sinan Akçıl şarkısı adı gibi farkını ortaya koyuyor. Diğerlerine göre biraz daha az popülarite elde edecek olan bu parçanın kesinlikle kliplendirilmesi gerekiyor bence. 

Farkın Bu'dan sonra işte albümün en can alıcı şarkılarından birine geliyoruz: Yine Tek. Albümde Yakar Geçerim dışında Ajda Pekkan klasiği olabilecek tek çalışma ve aynı zamanda albümün tek yavaş tempolu şarkısı olma özelliği taşıyan bu parçada Ajda Pekkan ne kadar kusursuz bir yorumcu olduğunu bir kez daha kanıtlamış. Yabancı bir beste üzerine yazılan Murat Aziret sözleri aslında aşina olduğumuz birçok sözden pek de farklı değil ama beste üzerine o kadar güzel oturtulmuş ki sözler müziğin üzerinde adeta kayıp gidiyor. Ajda Pekkan’ın sırça köşkünde, tepelerde bir yerde aslında yalnız olduğunu biliyoruz ama tabi ki acı çektiğini söyleyen sözleri ondan duymaya pek alışkın değiliz. Belki de bu yüzden şarkıyı başka bir yere oturtuyoruz ve sıradaki bomba Arada Sırada'ya geçiyoruz.

Arada Sırada yine yaz hitlerinden olmaya aday bir Sinan Akçıl şarkısı. Tabi ki aslında şarkıyı bu kadar güzelleştiren Ajda’nın yıllar geçtikçe daha da iyi kullandığı sesi ama yine de Sinan Akçıl’ın da hakkını yememek lazım. Elbette ki böyle bir parça belki yeni yetme bir şarkıcıya daha çok yakışırdı ama başka bir vokal okusa Ajda Pekkan’ın yaratacağı etkinin yarısını bile yaratamazdı bu parçayla. Süperstar şarkıyı adeta uçurarak albümün en hit ikinci şarkısı olmasını sağlamış.

Arada Sırada üzerimizde bu kadar pozitif bir etki yaratmışken karşımıza Hadi Gel çıkıyor. Hadi Gel en açık tabirle basit bir Serdar Ortaç şarkısı. Ajda Pekkan’ın Serdar Ortaç şarkısı söylemesine her zaman karşı çıkmışımdır, çünkü neden ısrarla halen Ortaç şarkısı söylediğini anlayabilmiş değilim. Ajda Pekkan gibi bir vokalin Sezen Aksu veya Aysel Gürel gibi ustaların ona daha çok yakışacak şarkılarını niçin söylemediğini de anlayamıyorum. Neden ikinci bir Vitrin vakası yaşamıyoruz; neden Aysel Gürel’in, Müjde Ar’ın evinde yatan onca sözü dururken Serdar Ortaç’tan şarkı alınır, çözemiyorum. Ajda Pekkan artık 'pop üstü' bir şeyler yapması gerekirken tam tersi, 'pop'un kısa sürede en popüler olup aynı hızla unutulacak şarkılarını söylüyor. Bu sebeplerden dolayı Hadi Gel'i Ajda Pekkan’a yakıştıramadım.

Hadi Gel vasatlığından sonra yine çok da fazla sevemediğim Özetle'ye geçiyoruz. Onur Baştürk’ün ismini bugünlerde sık duymaya başladık ve sanırım daha da sık duyacağız ama bu sefer Deniz Seki’ye verdiği Soysuz Şovalyeler'in yarattı ektiği yaratamadığını düşündüğüm Özetle ile karşımızda. Basit sözlerin üstüne zoraki bir beste yapılarak oluşturulmuş gibi duran bu şarkı aslında Onur Baştürk’ün kaleminden çıkmış gibi de durmuyor. Yine de Cem İyibardakçı’nın düzenlemesiyle vasatın üstüne çıkabilecek olan şarkı gece mekanlarında kendine yer bulur gibi görünüyor.

Asla'yı ilk dinlediğimde şarkının buram buram Yunan koktuğunu düşünmüştüm ve kartonete bakınca neden olduğunu anladım. Antonis Vardis’in bestesi üzerine yazılmış bilindik Nazan Öncel sözleri. Bilindik diyorum çünkü uyumsuz görünen ama bir o kadar uyumlu olan sözleri yazmak herkesin haddi olamaz. Nazan Öncel kadar böylesi hayatın içinden, böylesi bizi anlatan şarkılar yazabilen az söz yazarı vardır herhalde. Ajda Pekkan da bu sözlerin hakkını vererek okumuş ve şarkıyı albümün favorilerinden biri haline getirmiş. 

Ucuz Roman Eurovision’da bizi hayal kırıklığına uğratan Yüksek Sadakat'le düet bir çalışma. Aslında güzel bir parça bu ama Ajda Pekkan şarkısından çok bir Yüksek Sadakat şarkısı bence. Yine de vasatın üstüne çıktığını düşündüğüm bu parça bence zamanla kendini daha da çok sevdirecek. İlk dinleyişte öyle çok da bir etki yaratmayan şarkı zamanla kendini sevdiriyor. Bir süre sonra belki bir kliple beraber geniş kitlelere ulaştırılıp değerlendirilebilir.

Özetle, Ajda Pekkan’dan beklediğim bir albüm değildi bu. Ajda zaten albümün bombasını önceden patlatıp bizi heveslendirdi. Ama albüm çıkınca hevesimiz kursağımızda kaldı biraz. Evet, albüm Ajda Pekkan dinamiğini yansıtıyor belki ama Ajda Pekkan kalitesini ve öncülüğünü tam olarak yansıtmıyor. Albüm kreatif açıdan az eksikli; kıyafetler Ajda Pekkan’ın Twist için hazırladığı kendi koleksiyonundan ve tabi ki Pekkan kusursuz bir görünümde. Ama görseldeki bu kusursuzluğunu şarkılarına da yansıtmalı ki zaten müzik tarihine kazınan Ajda Pekkan ismi daha da parlasın, daha da hatırlansın. Evet, hep daha fazlasını istiyoruz senden süperstar, ama bizi buna sen alıştırdın! ;-)


                                                                Yunus Emre Topaç

0 yorum:

Yorum Gönder