30 Mart 2011

Seksendört - Hayır Olamaz

2005 senesiydi. Ne ismini, ne de kim tarafından söylendiğini bilmediğimiz bir şarkı farkında olmadan dillere yerleşmişti: "Yaaaar ellerin nerde? Ya beni de götür, ya da gitme! Bilirsin sensiz ben hiç yaşayamam ki... Ölürüm hasretinle!" Herkes internette yayılan, radyolarda patlayan bu şarkıyı söyleyedururken parçanın kime ait olduğu da merak konusuydu. Bu arada şarkı hakkında doğru olup olmadığını bilmediğimiz çeşitli efsaneler de yazılıp çizilmedi değil. Bir efsaneye göre Hacettepeli iki genç, sevgilileri tarafından terk edilince stüdyoya kapanıp bir şarkı kaydetmişler ve ortaya Ölürüm Hasretinle çıkmıştı. Grubun adı da o günlerde Hacettepeliler olarak anılıyordu. 


Sonradan ismini ve cismini öğrendiğimiz Seksendört’ü, grubun daha adını dahi bilmiyorken bize tanıtan Ölürüm Hasretinle grubun en hit şarkısı oldu. Gerek 2005 tarihli ilk albümleri, gerekse de 2008 yılında dinleyiciyle buluşan 'K.G.B.'den hiçbir şarkı Ölürüm Hasretinle kadar çok sayıda dinleyiciye ulaşmadı. Yer yer arabeske kaçan sözleri, doğu tınılarıyla bezeli müziğiyle bu parça Türk müzik dinleyicisinin kolaylıkla öpüp bağrına basacağı bir çalışmaydı. Nitekim müzikte son derece popülist zevklere sahip olan bendeniz de bu parçayı sevmiş, Seksendört’ün sonraki çalışmalarını takip etmeme rağmen Ölürüm Hasretinle ayarında bir şarkıya rastlayamamıştım. Derken bu durum birkaç hafta önce kulağıma çalınan yeni bir parçayla değişiverdi. Şarkıyı bir kez dinledikten sonra ikinci, üçüncü, dördüncü çalışlar da peşi sıra geldi. Evet, kanımca bir nevi yeni Ölürüm Hasretinle ile karşı karşıyaydık ve dolayısıyla da 'Ayın Şarkısı' bölümümüzün konuğu Hayır Olamaz parçasıyla Seksendört olmalıydı bu ay. 

Grubun solisti Tuna Velibaşoğlu ile Haluk Kurosman’a ait sözler ayrılık sonrası unutamama sendromuna tutulmuş bir erkeğin hissettiklerini gayet açık bir dille, yer yer de ‘arabesk’ denebilecek bir üslupla anlatıyor. Hele şarkının sonuna doğru duyduğumuz "Dağılın ulan, isyanım var, çalsın sazlar oynasın kızlar / Derdim var, efkârım var, çalsın sazlar oynasın kızlar" satırları okunduğunda çok basit gelebilir ilk etapta ama doğrusu şarkının ruhuna yakışmamış değil bu sözler. 

Şarkının Tuna Velibaşoğlu tarafından yapılan bestesi sözlere uygun şekilde lirik ve melodik. Velibaşoğlu’nun nağmeli vokaliyle de birleşince şarkı "Of" dedirtip iki sek attıracak cinsten olmuş. Dertsiz adamı bile efkârlandıracak türden hani. Tabii tatlı bir efkâr bu. 

Grup üyelerinin Haluk Kurosman’la birlikte yaptıkları dinamik aranjeyle son halini alan şarkı doğrusu tam baharlık olmuş. Hele de bu bahar sizin için ayrılık mevsimiyse hiç kaçırmayın derim. Dinleyin, hak vereceksiniz bana. :)


HAYIR OLAMAZ

Dün akşam ölemedim,
Yine kör kütük sarhoş oldum
Rezalet çıkarmadım,
Bir sana bir de kendime sövdüm

Ne içsem olmadı,
Kafada başka dert tasa kalmadı
Bir seni atamadım
Sek içtim acıları, su katmadım

Yalanlar, yalanlar söyledin;
Beni hiç hak etmedin

Sensizlik beni böyle yensin mi?
Tek başıma yollarda beni böyle bulsun mu?
Hayır olamaz...

Her akşam bir BÜYÜK
Başka türlü taşınabilir mi bu yük?
Unuttum derken seni,
Mağlup oldum aşka yine körkütük...

Her sokak köşe başı,
Evim oldu yine kaldırım taşı.
Yolunu kaybedenin,
Kedi köpek olurmuş sırdaşı...

Yalanlar, yalanlar söyledin;
Bunu hiç hak etmedim

Dağılın ulan, isyanım var, çalsın sazlar oynasın kızlar
Derdim var, efkarım var, çalsın sazlar oynasın kızlar

0 yorum:

Yorum Gönder