O, 2007 yılında hayatımıza girdi, çok daha önceden müzik piyasasının içinde olsa da. İlk çıkış şarkısı kafa tutan, meydan okuyan bir kızı anlatıyordu. Şarkı hareketliydi, akılda kalıcıydı ve çok sevildi, dinlendi. Daha sonra albüme baktığımızda kendisinin ne kadar oturaklı, dingin ve ne istediğini bilen bir kadın olduğunu gördük. Aşk acısı çektiğini bile arabeskleşmeden anlatabilen, dilini çok iyi seviyede kullanabilen, kelimelerle istediği gibi oynayabilen bir söz yazarıydı karşımızdaki. Artık Denizli’de bir şeyler olduğunu düşünebiliriz, ne olduğunu tam kestiremesek de. Çünkü Türkiye’nin en büyük söz yazarlarından Aysel Gürel ve Sezen Aksu’nun da doğum yeri olan şehir Sıla gibi bir söz yazarını da bizlere sunmuştu. Hem 'Alain Delon' gibi esprili, güçlü, eğlenceli şarkılar yazıp hem de 'Vur Kadehi Ustam' gibi bizi bu dünyadan kopararak başka yerlere götürebilen sözlerin yaratıcısı bir yazar.
1.5 yıl gibi kısa sayılabilecek bir süreden sonra Sıla enerjisinden ve müzikalitesinden tek bir gram bile kaybetmeden yine karşımızda, bu sefer 'Konuşmadığımız Şeyler Var' ile. Doğal olarak 'Ayın Albümü' köşemizde zevkle ağırlayacağımız albümde yine Sıla sözleri ile bestelerdeki Sıla & Efe Bahadır ortaklığını görüyoruz. 'Zamanında' şarkısı dışında bütün sözler Sıla’ya aitken bu şarkı ise sanatçının çocukluk arkadaşı Gözde Kansu ortaklığıyla çıkmış ortaya. Çıkış şarkısı olarak seçilen 'Acısa da Öldürmez' internet sitesinde yayımlandığı ilk günden beri dillerde. Bu da Sıla’yı aradan geçen kısa süreye rağmen ne kadar özlediğimizin bir kanıtı olsa gerek. Bu çalışma da yine önceki iki albüm gibi ağır şarkılar içeriyor ama elbette ki hareketli şarkılar da Sıla’nın bitmeyen enerjisinin olmazsa olmazlarından.
Albüm 'Öndeyiş' adındaki kısa bir ut melodisiyle açılıyor ve melodi yerini 'Acısa da Öldürmez'e bırakıyor. 'Acısa da Öldürmez'in ritmik yapısı hızlanıp 'Kafa' ile devam ediliyor. 'Kafa'nın bir de 'Kafoz' adıyla Ozan Doğulu versiyonu bulunuyor albümde. Her ikisi de birbirinden güzel düzenlemeler. Sıla 'Alain Delon'la iyice gözler önüne serdiği muzip karakterini bu şarkıda da kullanmış. 'Kafa'dan sonra yeniden biraz sakinleşip 'Oluruna Bırak'a geçiyoruz. Şarkıyı dinlerken Sıla’yı neden bu kadar çok sevdiğimizi anlamak çok da zor olmuyor. Neden mi? Çünkü Sıla çok güçlü ve iyi bir söz yazarı. Şiirsel sözleriyle dinleyiciyi etkileyip vurma özelliğine sahip kendileri.
Albüm 'Öndeyiş' adındaki kısa bir ut melodisiyle açılıyor ve melodi yerini 'Acısa da Öldürmez'e bırakıyor. 'Acısa da Öldürmez'in ritmik yapısı hızlanıp 'Kafa' ile devam ediliyor. 'Kafa'nın bir de 'Kafoz' adıyla Ozan Doğulu versiyonu bulunuyor albümde. Her ikisi de birbirinden güzel düzenlemeler. Sıla 'Alain Delon'la iyice gözler önüne serdiği muzip karakterini bu şarkıda da kullanmış. 'Kafa'dan sonra yeniden biraz sakinleşip 'Oluruna Bırak'a geçiyoruz. Şarkıyı dinlerken Sıla’yı neden bu kadar çok sevdiğimizi anlamak çok da zor olmuyor. Neden mi? Çünkü Sıla çok güçlü ve iyi bir söz yazarı. Şiirsel sözleriyle dinleyiciyi etkileyip vurma özelliğine sahip kendileri.
'Oluruna Bırak'tan sonra orta ritimdeki 'Boş Yere'yle yine Sıla’nın söz yazarlığına hayran kalıp kendimizi şarkıya bırakıyoruz. Başarılı düzenlemesi ve Sıla’nın mükemmel derecedeki saf vokali ile 'Boş Yere' birden kendine çekiyor dinlerken. Şarkı orta ritimde devam edip son anlarında iyice yavaşlarken karşımıza albümün ikinci hareketli şarkısı 'Gol' çıkıyor. Söz konusu çalışma eğlenceli ve düşündüren sözleri ile bir yandan bizi gülümsetip bir yandan da dans ettirmeyi başarıyor. Bu şarkıyla Sıla’yı eğlence merkezlerinde bolca duyacağız gibi duruyor. 'Gol'ün bize Sıla’yla ilgili verdiği düşüncelerden birisi de bu kıza her şeyin yakıştığı. Slogan gibi şarkılar da, ağır, ağdalı, edebi sözlü yavaş şarkıların da yakıştığı bir kız bu.
'Gol'den sonra 'Boşver' ile yolumuza devam ediyoruz. İnsanı hemen ısındıran girişi ve devamında gelen akılda kalıcı ritmi ile 'Boşver' de kendini gösteren şarkılardan biri. Tam bir sonbahar şarkısı gibi duran çalışma aslında tam da zamanında çıkmış albümün inci tanelerinden biri haline gelecek bence; ikinci bir 'Bana Biraz Renk Ver' vakası olabilir. 'Boşver'in ardından kanımca onu gölgesinde bırakacak bir şarkı hemencecik içine çekiyor bizi: 'Tam da Bugün'. "Sana değer de geçer / Beni deler de geçer" şeklindeki vurucu girişi şarkıyı sevmemizdeki en büyük nedenlerden birisi. Sert geçecek gibi görünen kış ayı için mükemmel bir iç ısıtma yöntemi olabilir 'Tam da Bugün'. Şarkıya muhteşem oturan ut melodileri şarkının havasını o kadar güzelleştirmiş ki "İşte Budur!" demekten alamıyoruz kendimizi.
'Kafoz'dan sonra albümün en vurucu şarkısına geliyoruz, bence elbette ki. Çocukluk arkadaşı Gözde Kansu’yla beraber yazdığı ve Efe Bahadır’la birlikte bestelediği 'Zamanında' kesinlikle en can alıcı hatta yakıcı şarkısı olmuş albümün. Eski zamanların özlemi anlatıldığı şarkıda çocukluk günlerine de girmişler iki arkadaş beraber. Sakin başlayan şarkı nakarat tekrarında ton yükselmesine yöneliyor. Her ne kadar şarkının o dingin haliyle de mükemmel ilerleyebileceğini düşünsem de kimse Sıla’nın tonunu yükseltmesine bir şey diyemez. Çünkü bunu en iyi ve en doğru şekilde yapan yorumculardan birisi Sıla. Şarkı, Sıla’nın ne kadar saf, ne kadar doğal, ne kadar mükemmel bir sese sahip olduğunu belgeliyor. Gerçekten de asla eskimeyecek, her albümle kendi değerine kat kat daha fazla değer katacak bir ses. Diliyoruz ki bu sesten asla ve asla mahrum kalmayız.
Zamanında içimizi titretirken son şarkı olarak 'Vur Kadehi Ustam' geliyor karşımıza. Zaten uzun süredir canlı kayıtlardan dinliyorduk ve seviyorduk şarkıyı Sıla’dan. Hatta birçok kişi şarkıyı ilk Sıla’dan duymuştu. Sıla’nın en vurucu sözlerinden birisi olduğunu düşündüğüm 'Vur Kadehi Ustam' maalesef ki albümde en az etkilendiğim şarkı. Şarkıyı çok sevsem de dinlemeye alıştığımız düzenlemesiyle bekliyordum albümde. Oysa ki şarkı konser versiyonuna yakın bir düzenlemeyle albüme dâhil edilmişti. Bence o aşina olduğumuz saf, duru aranjeye yakın olacak akustik bir versiyon yapılabilirdi bu parçaya. Çünkü şarkının sözleri o kadar anlamlı ve o kadar etkili ki bu kadar detaylı bir düzenleme bizim dikkatimizi dağıtıyor, sözlerden ve vokalden uzaklaştırıyor sanki. Ama tabi ki yine de severek dinlenecektir bu şarkı, en azından elimizde temiz bir kaydı olmuş oldu. Zaten yeteri kadar popüler olan şarkı bence daha da popüler olup şimdiden yerini aldığı klasikler listesinde tırmanışına geçecektir.
Konuk Yazar
Yunus Emre Topaç

















0 yorum:
Yorum Gönder