Mustafa Ceceli'nin 2009 kasımında çıkan ilk solo albümünü ilk dinlediğimde kulağıma takılan birkaç şarkıdan biri oldu 'Bekle'. Ne zaman klip çekilecek ve bu şarkı ön plana çıkacak diye beklerken albümün beşinci videosu olarak karşımıza çıktı kendisi. Albüm dinleyiciyle buluştuğundan bu yana, şarkı (özellikle yerel) radyolarda çalınsa da gerekli popülariteyi kazanması için bir klibe ihtiyacı vardı kuşkusuz ve çekilen klip her ne kadar bizden 'Ayın Videosu' ünvanını kazanamamış olsa bile şarkıya kazandırdığı ivme sayesinde 'Bekle'yi 'Ayın Şarkısı' yapmayı başardı.
Romantik şarkının sözleri klişeleşmiş acıklı ifadelerden uzak ama bir o kadar da duygusal ve samimi. Bu açıdan bakınca Sezen Aksu'nun bitmek, tükenmek bilmeyen ne büyük bir hazine olduğuna bir kez daha hayran kalıyor insan. Günümüz popüler müziğinde dinleyiciyi duygulandırabilen esaslı şarkıların altında yine Sezen Aksu imzasının olması onun gelip geçici bir popüler müzik insanı olmadığını gösteriyor her defasında bize.
Şarkıyı mükemmel hale getiren yalnızca sözleri değil tabii ki. Bu sözlere yakışacak en iyi beste de yine minik serçeden çıkmış. Söz ve müziğin mükemmel uyumuna bir de Mustafa Ceceli'nin kaliteli aranjesi eklenince 'Bekle' dinlemeye doyamayacağımız bir hale gelmiş. Dikkatli dinlerseniz şarkının düzenlemesindeki her bir enstrümanı ayrı ayrı içinizde hissedeceksinizdir.
Tüm bunların ötesinde, değerlendirilmesi gereken önemli bir değer de elbette ki Ceceli'nin vokali. Sanatçının iç titreten vokali şarkıdaki duygu yükünün büyük kısmından sorumlu kuşkusuz. Hangi sevgili böylesi içten bir 'Bekle' çağrısına kulak tıkayarak arkasını dönüp gidebilir ki? Öyle hüzünlü, ama bir o kadar da umut dolu şu cümleye, "Bekle, bekle hiç pes eder miyiz" diyen bir sevgiliye kim direnebilir? Ne yalan söyleyeyim, ben olsam durup bir daha düşünürdüm gitmeden. 'Bekle'rdim, evet...
BEKLE
Bekle
Dönüşü vardır zor sürgünlerin de
Bekle
Hatırla bizi dar günlerinde
Telli turnalar gibi, çifte kumrular gibi
Sarışıp bir sedir ağacı gölgesinde
Baharı selamlayıp, iki çift kelamlayıp
Gamsız günler geceler demlerinde
Biz gülleri severdik, dikenleriyle
Koklardık kanayana dek ellerimiz
Gül dikensiz olur mu, ah etmezdik
Bekle, bekle hiç pes eder miyiz
Bir nasihat gibi bu sancılı hasret
Miyadını doldurup biter bir gün
Karanlık aydınlığa kavuşur elbet
Siz o gün bayramı kutlamayı görün
Bekle
Sıcacık bir haziran sabahında
Bekle
Isıtıp sol yanını yatağında
Telli turnalar gibi, çifte kumrular gibi
Sarışıp bir sedir ağacı gölgesinde
Baharı selamlayıp, iki çift kelamlayıp
Gamsız günler geceler demlerinde
Biz gülleri severdik, dikenleriyle
Koklardık kanayana dek ellerimiz
Gül dikensiz olur mu, ah etmezdik
Bekle, bekle hiç pes eder miyiz
Bir nasihat gibi bu sancılı hasret
Miyadını doldurup biter bir gün
Karanlık aydınlığa kavuşur elbet
Siz o gün bayramı kutlamayı görün














0 yorum:
Yorum Gönder