23 Eylül 2010

Yonca Lodi - Milat

Yonca Lodi yeni bir albüm yapar ve üstüne bir de bu albüme 'Milat' ismini verir de es geçebilir miyiz? Asla! Sanatçının benim gibi sıkı bir Türkçe pop dinleyicisi nazarında kredisi yüksektir belki evet, ama bence kendisi şu ana dek hiçbir zaman sermayeden yememiş, her yeni çalışmasında çıtayı biraz daha yukarıya taşımış bir isim. Yeni albümü 'Milat'la da bir nevi kariyerinin dönüm noktasını ilan etmiş ve bileğinin hakkıyla da 'Ayın Albümü' köşemizin tahtına kurulan son kraliçe olmuştur.


Albümü dinlemeye başladığımızda bizi karşılayan şarkı, çıkış parçası olarak seçilen 'Düştüysek Kalkarız'. Albümün en şahanesi değil belki bu çalışma ama Lodi'nin gerek asil ve bir o kadar da samimi duruşuna, gerekse de ses rengi ve yorumuna öyle güzel uymuş bir şarkı ki bir başkası seslendirmiş olsa belki de kıyıda köşede kalacak, kısa sürede unutulacaktı. Geneli itibariyle albümün ruhunu çok güzel anlatan şarkı sanatçının klasikleri arasında yer alacak kuşkusuz.

İkinci sırada albümün ilk hareketli şarkısı 'Tavan Arası' kulaklarımızda. Parçanın ilk dikkat çeken tarafı fevkalâde sözleri. Belki sözlerin kendini bu kadar ön plana çekmesi şarkının pek de yenilikçi olmayan aranjesinden kaynaklanıyordur. Zira iyi sözlerin altyapı altında kaybolduğu çalışmalara da az da olsa rastlamıyor değiliz. "Ben seni seçerken de / Sen benden vazgeçerken de / Çocuktuk biz biraz... Aynı yolda yürürken de / Birbirimize ölürken de / Çocuktuk biz biraz" diyor şarkıda. İnsanın, aşktan gözünün hiçbir şeyi görmediği o deli dolu anlarında da, her şeyden vazgeçerek tüm yaşananları silmekten çekinmediği zamanlarında da aynı 'çocuk' olduğunu böylesi güzel anlatan dizelere az rastlanır!


Üçüncü sırada albümün söz ve müziği sanatçının kendisine ait olan ilk ve tek şarkısı 'Milat' var. Söz ve bestesinin yanı sıra düzenlemesinin de ağır oluşu sebebiyle hit olma potansiyelinden uzak görünse de zamanla değeri anlaşılabilecek kalitede bir şarkı gibi. Evet, ana akım Türkçe pop dinleyicisine rahatlıkla sıkıcı gelebilecek bir çalışma ve kesinlikle de bugünün pop piyasasında albümün en büyük silahlarından biri olarak tanımlanamaz. Ancak yine de tam bir değerlendirmeye varabilmeniz için şarkıyı birkaç kere dinleyin derim ben.

Albümün, temposu yüksek, eğlenceli şarkılarından bir diğeri dördüncü sıradaki 'Tenden Tene'. Şarkıda dikkatimi ilk çeken "Sensiz de dünya döner, durmaz" diye başlayan kısımdaki oryantal ezgiler oldu. Neden dikkatimi çekti bu? Çünkü Yonca Lodi bu tipik alaturka sesleri müziğinde nerdeyse hiç kullanmamıştır şu ana dek. Ama bu ezgiler şarkıyı kötüleştirmiş mi, bence hayır. Aksine, Türkçe popun ayrılmaz bir parçası haline gelen alaturkanın, dozunda kullanıldığı takdirde şarkıya renk katan bir unsur haline gelebileceğini düşünen biri olarak bu parçada da bahsettiğim dengenin yakalandığını düşünüyorum. Ancak şarkının bestesi üzerine biraz daha çalışılıp daha güçlü bir aranjeyle dinleyiciye sunulabilirdi diyerek de bir parantez açmak yerinde olur kanımca.

Tam da albümün başlangıcındaki enerjinin hafiften azaldığını hissettiğim sırada "Bir dakika" diyerek kulak kesilmemi sağlayan 'Mum Lekesi' beşinci sırada karşılıyor dinleyiciyi. Alaturka seslerle ilk karşılaşmamızı yaşadıktan sonra adeta "Hepsini bu kadar mı sandın?" dedirten bir şarkı... Oldukça başarılı bir alaturka-pop düzenlemeyle birlikte Yonca Lodi'nin eşsiz yorumu birleşince ilahi tadında, öylesi derine işleyen bir çalışma çıkmış ortaya. Söz yazarı olarak piyasada pek fazla işini göremediğimiz Aysuda Ülkü Zeren tarafından yazılmış sözler gerçekten takdire şayan. İnsanın unutamadığına duyduğu aşkı böylesine yalın ama bir o kadar da yaratıcı bir şekilde dile getirmesi, "Aşkı mum lekesi" diyerek tek satırda her şeyi anlatması pek hoş, çok hoş.


Albümde altıncı sırada yer alan 'Emanet' daha önce dijital olarak yayımlanmış, bir bakıma 'eskimiş' denebilecek şarkılardan biri olsa da ben şahsen hâlâ ilk dinlediğim günkü heyecanla kulak veriyorum kendisine. Zeki Güner'i başarılı bir söz yazarı olarak bize tanıtan ilk şarkı ve Yonca Lodi'ye duyduğum sevgi ve saygının artmasında hatrı sayılır bir paya sahip olan birkaç şarkıdan biri 'Emanet'. İnsanın yaşadığı her hâyâl ve kalp kırıklığında dönüp dolaşıp ilk kalp ağrısını hatırlaması ve bir an aklının ucundan geçen o sözcükleri yutması... Bastırılan, sesi kısılan o sözleri Lodi bizim için seslendirmiş işte ya:  "İlk günkü gibi duruyor hala / Kalbin ömürlük / Bende emanet."

Bir sonraki şarkımız 'Yalan Gibi' sevgili Aysel Gürel'in bizlere bıraktığı büyük mirastan sadece bir parça. Daha önce Aysel Gürel'in vefatı üzerine yayımlanan anma albümü 'Çınar'da yer alan şarkı belki bu kez daha çok kişiye ulaşacaktır. Aysel'in şahane sözleri Serkan'ın başarılı bestesi ve Febyo Taşel'in kusursuz aranjesiyle hayat bulmuş, mirasa son derece iyi bir şekilde sahip çıkıldığının kanıtı olmuş sanki. Uzun bir aradan sonra bu şarkıyı dinleyince Aysel Gürel şarkılarını, onun o eşsiz sözlerini özlediğimi fark ettim. Erken ayrıldı bizden demiyorum, çünkü o ne zaman ayrılsa erken olacaktı bizim için şüphesiz. Ah Aysel, ne zaman alev aldın, ne zaman düştün yaralandın?

Albümün sekizinci şarkısı 'Yeter' bir Sezen Aksu cover'ı ve bundan iki yıl önce dijital single olarak dinleyiciye sunulmuş, hatta klibi de çekilmişti. Şarkı Volga Tamöz'ün modern aranjesi ve Yonca Lodi'nin güçlü vokaliyle yepyeni bir tat kazanmış. Sezen Aksu'nun özellikle 80'li yıllarda yayımladığı şarkılarını yeniden yorumlamak, ama "Boynuz kulağa geçmiş" dedirtecek şekilde yorumlamak herkesin harcı değildir ve Yonca Lodi bu noktada da çıtayı daha yükseğe taşımaktan geri durmamış.
 

Bir sonraki parça daha önce 'Emanet'le birlikte Canım Ailem dizisinin müziği olarak kullanılan 'Haksızlık Değil Mi?' Kanun, gitar ve ut seslerinden meydana gelen yalın bir düzenlemeyle Lodi'nin yer yer sakin, yer yer de yükselen vokali şarkının sözlerini daha bir etkileyici kılıyor. "Sana bakışlarımdan sevdiğimi anlaman / Mümkün değil mi?"...

Albümün onuncu sırasında, yine 'ikinci el' bir şarkı olan 'Gölgelerime Işık Tut'u dinliyoruz. Daha önce Kapalıçarşı dizisinde kullanılan parçayı gözden kaçırmış olanlar şimdi dinleyebilirler. Gitarın ön planda olduğu, yine sade bir düzenlemeyle dinlediğimiz şarkı albümün genelinde olduğu gibi şarkı sözlerinin kalitesiyle dikkat çekiyor. "Gölgelerime ışık tut / Yara izlerimi siliver / Serin bir el gibi alnımda / Kuytularıma sızıver" sevgiliden dilenebilecek en asil, en sıcak dilek sözcükleri değil mi?

Albümün son iki şarkısı 'Emanet' ile 'Milat'ın akustik versiyonları. 'Emanet' bu haliyle bir parça daha sakin, bir parça daha duru bir sound'la vokalin ön plana çıktığı bir eser olmuş; orijinali kadar olmasa da pek güzel olmuş. 'Milat'ta ise daha belirgin bir tango sound yakalanmış ve orijinal düzenlemesinden çok daha hoş bir çalışma çıkmış ortaya.



Sonuç olarak, başta şarkı sözleri, ardından da müzik ve düzenlemeleriyle özenle hazırlandığını belli eden bir albüm 'Milat'. Hep söylediğim gibi keşke Yonca Lodi bizlere daha sık yeni şarkılar sunsa. Zaten bu albümü eleştirebileceğim iki noktadan birincisi, ilk beş şarkı dışında diğerlerinin bir şekilde 'kullanılmış' şarkılar olmasıdır. Albümdeki tüm şarkılar 'sıfır' çalışmalar olsaydı da biz de daha çok Yonca Lodi dinleyebilseydik daha güzel olmaz mıydı? İkinci olumsuz eleştiri noktam ise albümün fotoğrafları ve önemsenmediği belli olan imaj çalışması. Müzikalite kadar görsele de önem vermek gerektiğini düşünen biri olarak bu yönden Lodi'yi zayıf buldum ne yazık ki! Ama her şeye rağmen "Yonca Lodi her ay albüm çıkarsın, bu köşemizin tahtını kendi saltanatı haline getirsin inşallah" demekten kendimi alamam. Ben yazmaktan bıkmam da, siz okumaktan bıkar mısınız, orasını da bilemem. Ne dersiniz? :)

0 yorum:

Yorum Gönder