
Bugünlerde yeni Tarkan albümü 'Adımı Kalbine Yaz' ile ilgili en sık duyduğumuz cümle "Megastar uzun bir aradan sonra geri döndü" şeklinde. Ancak, aslına bakılırsa öyle çok da uzun bir süre değildi Tarkan'dan ayrı kalışımız. Nitekim 2007'nin son günlerinde çıkan 'Metamorfoz' albümünden dört şarkıya (Vay Anam Vay, Pare Pare, Dilli Düdük, Arada Bir) klip çekilmiş, hatta ertesi sene albümün remix versiyonu da piyasaya sürülmüştü. E söz konusu Tarkan olunca, çabuk tüketilen işler yapmadığına inandığım için, iki-üç senede bir albüm çıkarmasını makul buluyorum ben. Ancak burada Tarkan'ın geri dönüşüne yapılan vurgunun nedeni başka tabii. Bahsedilen, 'özlediğimiz' Tarkan'ın geri dönüşü. E madem megastarımız esaslı bir dönüş yaptı, o halde kendisini 'Ayın Albümü' köşemizin bu ayki tahtına oturtmak da bize düşer.
Albümü dinlemeye başladığımızda ilk şarkı 'Sevdanın Son Vuruşu'nun o 33 saniyelik muhteşem introsuyla görkemli bir açılış yaptığımızı hissediyor, albümün devamı için heyecanlanıyoruz. Gerçekten de bu intro kısmı şarkıya çok şey katmış. Şarkının sahip olduğu ağırlığı sağlamada, tabir-i caizse şarkının 'karakter'ini belirlemede giriş kısmı büyük bir paya sahip. Burada aranjör Ozan Çolakoğlu'nu kutlamak gerekiyor. Şarkının Aysel Gürel imzalı sözlerine zaten diyecek bir şey yok. O'nun izi olan şarkıların farkı her zaman hissedildi ve hissedilecek. Her ne kadar şarkının Tarkan tarafından yapılan bestesi bende 'Daha iyi olabilirdi' düşüncesini doğursa da, Aysel'in sözleri öyle şiirsel, öyle güçlü ki şarkının lezzetinden neredeyse hiçbir şey eksiltmiyor ve Tarkan son vuruşunu albümün daha en başından yapıyor.
İkinci sırada sözü müziği Sezen Aksu'nun oğlu Mithat Can Özer'e ait bir çalışma olan 'Acımayacak'la karşılaşıyoruz. "Kız ilik gibi...", "Gel gel gel güzelim / Gel hiç acımayacak" diye giden şarkı sözlerine baktığımızda muziplik konusunda 'annesinin oğlu' diyebileceğimiz Özer, bunun dışında Aksu'nun çok da etkisinde kalmamış ve kendine özgü bir tarz yakalamış gibi. Tarkan'ın da çok sevdiği, şarkılarda doğu-batı sentezi sound'lar yakalama fikri bu parça için de geçerli. Gayet batılı başlayan şarkı vurmalıların devreye girmesi ve ardından nakaratta duyduğumuz sipsi - zurna sesleri ile bizden bir şarkı olduğunu da hatırlatıyor. Bu şarkının türk popundaki en ateşli şarkılar arasında yer alacağı kesin ama 'Vay bu nasıl sansürlenmemiş' demeyin. Demokraside çareler tükenmez ya şarkının sonuna, 'Söz hiç acımayacak' dizesinin hemen peşine eklenen tek bir satır durumu kurtarmış: "Kalbin ah kalbin".
Albümün en büyük silahları Tarkan'ın nağmeli vokaliyle seslendirdiği, daha alaturka olarak nitelenen şarkılar kuşkusuz ve bu ayardaki ilk şarkımız da aldümde üçüncü sırada dinlediğimiz 'İşim Olmaz'. Sözleri Yıldız Tilbe'ye, müziği ise Tarkan'a ait. Yıldız'ın sözlerinin ne kadar içten, basit ama kolaylıkla kalbe dokunan cinsten olduğunu bir kez daha görmüş olduk aslında. İyi ki de bu sözleri Tarkan bestelemiş ve yorumlamış diyorum; çünkü Yıldız'ın son dönemlerde yaptığı besteler ve yorumu ne yazık ki özellikle 90'lardaki ilk üç albümünü özlettiriyor bana. 'İşim Olmaz' ise öyle samimi, öyle sıcak bir şarkı ki "Beni sevmeyen ölsün" diyor adeta. Hele Tarkan'ın aralardaki 'Yaaa!' vokali yok mu, dinleyeni mest ediyor.
Dördüncü sırada albümün ilk yavaş şarkısı ve tek 'damar'ı 'Kayıp' kulaklarımızda. Sözleri Günay Çoban'a, müziği Tarkan'a ait bu çalışmayı biraz fazla arabesk ve 'eksik' buldum. "Hazin bir siyaha boyandı bulutlar / İkimize ağlar bu nazlı yağmurlar" diye başlayan şarkı özellikle sözleri itibariyle biraz fazla ağdalı ve zorlama geliyor kulağa sanki. Belki bunun nedeni artık duygularımızı daha yalın, daha düz cümlelerle ifade etmeye alıştığımız içindir, bilemiyorum ama mesela şarkının sonundaki şiir bölümü de biraz önce belirttiğim 'zorlama'lığı körükler cinsten. Bu şiir kısmı olmasa, daha duygusal olarak algılayabilirdim bu şarkıyı belki. Nakarat, ''Yolun açık olsun demek isterdim" diye güçlü bir şekilde başlasa da devamı böyle olmuyor ve şarkı tekdüze ilerliyor. Yok, yok ben sevemedim bu şarkıyı.
Beşinci sırada sound olarak 'batılı' bir şarkımız var. Sözlerini Sezen Aksu ile Tarkan'ın birlikte yazdığı 'Öp'ün müziği ise Ozan Çolakoğlu ile Tarkan'ın ortak imzasını taşıyor. Şarkı her ne kadar sound olarak batılı tınlasa da sözleri kısmen de olsa son derece alaturka. Örneğin nakarata bakalım: "Ben o şelale saçlara / O ay, o hilal kaşlara / O süzme bal dudaklara / Öp öp öp öp doyamadım". Evet, bu okuduğunuz bir ramazan manisi değil, Tarkan'ın 'Öp' şarkısı. Şarkının bu kısımlarını Sezen mi, yoksa Tarkan mı yazmış, merak konusu.
'6' benim uğurlu rakamımdır (altıncı ayın altısında doğmuşum ya) ve bu albümün de altıncı şarkısı en uğurlusu sanki. Albümün alaturkadan güç alan şarkılarından, sözü ve müziği Tarkan'a ait 'Adımı Kalbine Yaz' yalnızca albüme adını vermekle kalmıyor, kalplerimizde zaten yazılı olan 'Tarkan' isminin üzerinden bir kez daha gidiyor. 'İşim Olmaz'daki o sıcaklık, samimiyet aynen bu şarkıda da var. Tarkan'ın eşsiz vokali olmasa belki de sıradan bir alaturka şarkı olarak karşımıza çıkacaktı 'Adımı Kalbine Yaz' ama sıradan da olsa şarkının melodik kurgusunun sözlerle mükemmel uyumu Tarkan'ın söz yazarlığı ve bestecilikte de ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor bize. Bu konuda megastarın değeri pek bilinmiyor gibi geliyor bana, malum 'beste fabrikası' sıfatı başkalarına yakıştırılıyor ne de olsa.
Albümün ikinci ve son yavaş şarkısı 'Sen Çoktan Gitmişsin' ilkinin aksine son derece batılı bir sound'a sahip. 'Chill out' olarak niteleyebileceğimiz şarkının sözleri ve Tarkan'ın vokali de şarkının bu havasına uygun. Böyle bir sound'a alaturka sözler ve nağmeli bir yorum olsaydı, işte o zaman fazla deneysel bir şey çıkardı ortaya. Bu haliyle son derece hoş olan şarkının sözlerini Sezen Aksu yazmış ve şarkıya vokaliyle eşlik ederek de renk katmış.
Sekizinci sırada dinlediğimiz 'Usta - Çırak' sözü ve müziğiyle bir Gülşah Tütüncü şarkısı. Şarkı, sözleri itibariyle albümün en erotik şarkısı ancak dinlediğimde beni 'Acımayacaksın' kadar kışkırtmadı doğrusu. Albümün batılı kesiminde duran şarkı, 'Kayıp'tan sonra ısınamadığım ikinci çalışma oldu.
Albümün remixlerine gelirsek...
'Acımayacak (Gürcell Club Mix)'i ben orijinalinden bir parça daha fazla sevdim. Hem şarkının harareti korunmuş, hem de sound olarak daha derli toplu bir hale getirilmiş sanki. Kemanlar artırılmış, nakarattaki zurna sesi yalnızca şarkının son bölümünde kullanılmış. Sözün özü, orijinalini geçen başarılı bir remix!
Bu aralar tüm gece kulüpleri ve yazlık mekanları inleten remix var sırada: 'Adımı Kalbine Yaz (Ozinga Club Mix)'. Orijinalinin yeri ayrı ama Ozan Doğulu bu düzenlemeyle şarkıyı ikinci kez uçurmuş resmen. Hele de nakarattan sonra, aralarda duyduğumuz o 'A-a-a' vokali yok mu; son derece seksi ve estetik geliyor kulağa. Bu remixin kliplenmesi şart.
'Sevdanın Son Vuruşu (Suat Ateşdağlı Mix)' şarkıya, gece kulüplerinde çalınabilecek hale getirmekten öte pek bir şey katmamış. Parça daha hareketli ancak orijinal düzenlemesi kadar heyecanlandırmıyor insanı.
'Öp (Gürcell Club Mix)'te şarkının orijinalinin aksine daha düz vokaller kullanılmış. Şarkı, sözlerine yakışır şekilde daha bir club havasına sokulmuş. Orijinaline alternatif olabilecek bir düzenleme olmuş ancak onun ne gerisinde ne de ilerisinde bir remix.
Albümün kapanışını yapan ve yaklaşık on dakika süren 'Sevdanın Son Vuruşu (Kivanch K. Mix)', şarkının diğer remix'inden daha yenilikçi ve hoş. Her ne kadar bu haliyle de orijinalindeki tadı yakalayamasak bile oldukça uzun olan bu kapanış mix'i dinleyeni sıkmıyor, adeta kendi içinde albümün 'bis'ini yapıyor. Ama her güzel şeyin sonu vardır. Bir sonraki Tarkan albümünde de bu köşede buluşuruz umarım!

















0 yorum:
Yorum Gönder