Çıkardığı iki nostalji albümünden sonra nihayet bizi kendi besteleriyle buluşturan Göksel, genel anlamda başarılı bir dönüş yaptı diyebiliriz. İlk nostalji albümünü sevmiştik, o şarkıları Göksel’den dinlemek hoşumuza gitmişti fakat ikincisi çıktığından beri hep tartışıldı. Aslına bakılırsa albüm güzeldi ama tekrar olması hayranlarının hoşuna gitmedi. Göksel bekledi evet, ama haklı bir sebebi olduğunu sevenlerine Bende Bi' Aşk Var albümüyle gayet güzel anlattı ve bize de kendisini 'Ayın Albümü' köşesinin Ocak 2012 konuğu olarak ağırlamak düştü.

Albümdeki söz ve müzikler Yarım Kalan Şarkı dışında Göksel'e ait ve çıkış parçası olarak Acıyor seçilmiş. Klasik olabilecek bir Göksel şarkısı olan Acıyor'a Hollanda Başkonsolosluğu'nda Murat Onbul yönetmenliğinde bir de klip çekildi. Şarkı ilk dinlenildiğinden beri sevildi, beğenildi. Fazlasıyla Göksel kokan şarkı nihayet güzel bestelerin olduğu bir albüm geleceğinin habercisiydi. Türk Pop Müziği’nde nedense farklı bir yere koyduğumuz Göksel’in kimselere benzemeyen tarzını güzel yansıttığı şarkılardan biri olmuş Acıyor. Açılışı yapan bu şarkıyla sıkı bir giriş yapıyoruz albüme.
Albümün ikinci parçası, Acıyor’a nazaran biraz daha hareketli olan Aşkın Yalanmış. Düzenlemesinde gitar motifleri olan bu şarkı Göksel’den çıkabilecek basit ama anlamlı sözlerle bezenmiş ve hareketli bir besteyle de tamamlanmış. Zaten öyle çok hareketli, dans parçaları beklemediğimiz Göksel için gayet olurunda, gayet hoş bir şarkı olmuş. Tahminlerime göre bu şarkı ikinci klip şarkısı olmasa bile yaz aylarına doğru kliplendirilir.

Aşkın Yalanmış’tan sonra yine biraz durulup Rüzgar’a geçiyoruz. Türk Pop Müziği’nde rüzgarı anlatan, onu içeren birçok şarkı var. Bazıları zaten vazgeçilmez, ama bazıları da öylesine dinlediğimiz şarkılardır. Göksel’in Rüzgar’ının hangi kategoriye gireceği merak konusu ama kötü bir şarkı değil asla. Dingin ama yine de kendi içinde ritim barındıran, yine basit ama anlamlı sözlere sahip şarkı Göksel’in eski Türk filmlerinden fırlama bakışlarıyla çok güzel bir klip şarkısı olabilir. Sanatçının bu şekilde yavaş şarkılarında bile öyle çok aşırı bir acı yok. Sanırım kendisiyle ilgili sevdiğim şey de bu. Acıyı öyle çok sulandırmadan, abartmadan, çok ayarında, çok dozunda çekiyor.
Yine biraz hareketlenip bu sefer Uzaktan adlı şarkıyı dinliyoruz. Eğlenceli bir yaz akşamüstünde, denizden çıkmışız, omuzlarımız güneşten acıyorken dinlenesi bir parça adeta. Hafif bir esinti, denizden gelen tuz kokusu, akşamüstü çayının güzelce eşlik edebileceği bir eser. Hoş, albümün genelinde böyle bir hava var, ki Egeli olmasa bile Göksel’in şarkıları bana her zaman Ege’yi hatırlatmıştır, özletmiştir. Bu parçada da böylesi bir enerji var. Hafif cilveli, fazlasıyla sevimli bir şarkı olan Uzaktan'ı dinlemekten kolay olay bıkmayacaksınız.
Albümün beşinci parçası Aşk Bitti. İçinde acı barındıran ama yukarıda da belirttiğim gibi öyle çok sulu, saf acı içermeyen bir şarkı. Albümün genelinde olan gitarlı düzenlemeler bu şarkıda kendini iyice gösteriyor ve Göksel’in birçoklarına değişmeyeceğimiz vokalini öne çıkarıyor. Göksel’in yavaş şarkıları bile içinde her zaman bir ritim barındıyor. Aşk Bitti de bu durumun en güzel örneklerinden birisi olmuş.
Unuttun Mu Sahi de Aşk Bitti gibi acı ama ritmik bir acı. Bir dönem ayrıldığı kocası Alper Erinç’e yazıldığını hemen belli eden şarkı güzel ve içten düzenlemesi, yine Göksel’in samimi vokaliyle dillere dolanabilecek bir çalışma. Son zamanlarda "unutmak" fiilinin fazlasıyla kullanıldığı müziğimize bir de Göksel’in katkısı olmuş oldu. Albümdeki diğer şarkılara göre biraz daha karanlık olan bu parça bir şekilde kendini sevdirmeyi başarıyor. Çok fazla edebi olmadan, söylemek istediğini direkt söyleyen Göksel söz konusu şarkıda da bu özelliğinden ödün vermemiş.
Sıradaki şarkımız Sarhoş. Fazlasıyla yavaş başlayan şarkı ilk nakarattan sonra ivme kazanıyor ve sallana sallana rakı sofrasında söyleyebileceğimiz bir parçaya dönüşüyor. Rakı sofrası diyince aklınıza öyle yavaş, acı, karanlık bir şarkı gelmesin. Aksine hafiften hareketli olan bu şarkı Göksel’in vokaliyle farklı bir havaya bürünüyor. Yüzümüzde hafif bir gülümseme, elimizde rakı bardağıyla eşlik edebileceğimiz şarkı Göksel’in albümün tamamına yayılan aranje yapısına ihanet etmemiş ve yine bol gitarla bezenmiş.
Yine sakin başlayan ama bu sefer sakin devam eden sıradaki şarkının ismi Gidemiyorum. Albümün belki de hava olarak en yavaş şarkısı olan bu çalışma başarılı olmuş. Yine Gökselvari sözleri bestesiyle güzel bir ahenk halinde. Başarılı yorumcunun o yüksek tonlara çıkmadığı ama yine de güçlü olan sakin vokali bu şarkıda kendini iyice belli etmiş. Sesini çok düzgün kullanabilen şarkıcımız kendi yazdığı şarkıları da güzel bir hisle söylüyor ve bu hissi bize geçirebiliyor. İşte Gidemiyorum da Göksel’i hissettiğimiz şarkılardan biri olmuş.
Bu çalışmadaki son Göksel parçası Yalnız Kuş da albümdeki havayı hiç bozmadan kendi halinde devam ediyor. Komple kendi kokan şarkılar hazırlayan sanatçı Yalnız Kuş’da da hissettirmiş kendini. Albümün sonlarında hiç de sıkılmadan dinleyebileceğimiz bir şarkı çıkmış ortaya.
Albümün kapanış parçası olarak, sözü ve müziği Mabel Matiz’e ait Yarım Kalan Şarkı’yı görüyoruz. Gayet iyi bir seçim; zira eğer kartonette Mabel Matiz yazmasa şarkıyı Göksel’in yazdığına inanabilirdik. Bu şekilde fazlasıyla Gökselimsi olan şarkı albüme yakışmış ve güzel bir kapanış şarkısı olmuş. Adı gibi aslında içinde bir yarımlık olan şarkının tadı damağımızda kalıyor ve albümü şöyle bir tekrardan dinleme isteği uyandırıyor.
Bestelerini gerçekten özlediğimiz Göksel bizi bu kadar beklettiği için kendini affettirmeyi başardı bu albümle. Bundan sonra kendisinden istediğimiz şudur ki albümü başıboş bırakmasın ve bol bol klip çeksin; klasikleşmiş şarkılarını bu güzel yeni şarkılarıyla harmanlayıp güzel konserler versin. Göksel’in o şahsına münhasır, pek de bulunmayan tarzı diliyoruz ki nostalji albümleriyle bölünmez ve üretken şarkıcımız bize yine bol bol yeni şarkılar söyler. Her daim kendini bize dinletmeyi başaran Göksel, diskografisine eklediği bu başarılı geri dönüş albümü ile Türk Pop Müziği’ndeki yerini iyiden iyiye sağlamlaştıracağa benziyor.
Yunus Emre Topaç / Popüler Müzik Notları / Ocak 2012